Bir Futbol Hikayesi : Cangele

Şimdi sayısını hatırlayamadığım bir Four Four Two’da yabancı bir yazar Boca Juniors altyapısından yetişmiş futbolcuların dünyaya yayılışını anlatıyordu. O kadar çok ülke vardı ki bu listede, neredeyse Avrupa’nın tamamı. Hatta Asya’nın büyük bir bölümü ve bir adet temsilciyle gösterilen Türkiye. O temsilciyse önce Sakaryaspor ardından Kayserispor’dan tanıdığımız, Franco Dario Cángele’den başkası değildi.
1984 doğumlu Cangele, Boca altyapısından profesyonel takıma geçerek 2 yıl orada oynadı. İstatistikleri 36 maç, 7 goldü. Boca’da geçen 2 yılda Arjantin Ligi Şampiyonluğu(2003) ve Libertadores Kupası(2003) zaferini yaşadılar, Bombonera’da coşmuş bir Maradona’yı izliyordu gözler. Boca’da geçen 2 yıllık dönemin nihayetinde kısa bir süreliğine Independiente’ye kiralandı. Independiente istatistikleri, 11 maçla sınırlı kaldı.
Independiente’de geçen yarım sezonun ardından Colon Santa Fe yeni takımı oldu solaklığın en çok yakıştığı ülke olan Arjantin’in solak Cangele’sine. Burada Türkiye’ye de birlikte gelecekleri Alejandro Capurro’yla yan yana oynayan Cangele, istatistiklerine 30 maç, 6 gol yazdırıyordu. Colon’da 1,5 yıl süren bir Cangele fırtınası esmişti.
Sakaryaspor, 2006-2007 sezonunda TSL’ye çıktığında yeni yabancılar kadrosuna katmıştı. Bu oyuncular az buz da değildi hani! Ülkemizde uzun bir süre tartışılan kaleci Luis Martinez, demin de bahsettiğim orta saha Capurro, pır pır Marcel Mbayo, Jose Clayton ve 1 milyon Dolar’a transfer edilen Arjantinli forvet Claudio Graf birkaçıydı.
Sakaryaspor iyi sayılabilecek bir sezon geçirmedi ve küme düştü. Fakat şu efsane maç, kolay kolay unutulmadı. Okan Yılmaz ve Musa Aydın’ın golleriyle Fenerbahçe’yi 2-1 yenen Sakaryaspor, lige yeni yükselmiş bir takım olarak büyük bir zafere imza atıyordu. Servet Çetin’in Fenerbahçe’de yedek oturduğu maçta Cangele, 90. dakikada bir kahraman edasıyla kenara alınıyordu.

Sakaryaspor’un ardından 1+3 yıllık bir sözleşmeyle Kayserispor’a geçen Cangele, kiralık opsiyonu boyunca iyi bir performans sergileyince opsiyonu kullanıldı ve Arjantinli, 2012′ye dek Kayserispor’un futbolcusu oldu. Başlarda orta saha niyetine kullanılan ve bu sebepten daha çok mücadeleye giren, girdiği mücadeleler neticesinde sinirlerine hakim olamayan ve sık sık kırmızı kart gören ya da gördüren Cangele, hücuma doğru kaydıkça sinirlerinden de arındı.
Cangele için çok temiz bir futbolcu diyemeyiz elbette. Bir Ergün Penbe değildir, kenarından bile geçmez ama işini iyi yapar. Sinirlendireceği futbolcuyu da bilir, onu profesyonelce attırmayı da. Kılıçla yaşayan her insan gibi zaman zaman kılıcının kurbanı olsa da yaptığı profesyonelce hareketler, birçok takımın ve oyuncunun canını yakmıştır. Sonuç olarak profesyonel dünyada var böyle şeyler. Günahkâr ilan edip bir kenara atamayız Arjantinli’yi. Olmasa daha iyiydi ama oluyorsa yapacak birşeyimiz yok!
Neyse, gelelim bu sezona. Pivot santrforun kelime anlamını sözlüklerde aramayın lütfen. Bir Hakan Şükür’e bakın, bir Jan Koller’e ve bir de Aziza Makukula’ya. Bu tür futbolcular, yanlarındaki oyunculara top aktarmakta usta oldukları için yamacında oynayanlar yıldızlaşmışlardır genelde. Arif Erdem’i Hakan Şükür var etmiştir bir bakıma ya da Baros’u Jan Koller. İşte bu ikililerdeki tadı şimdi, Makukula-Cangele ikilisinde alıyorum. Biri Portekiz’den diğeri Arjantin’den geldi ve Kayseri’de buluştular. Çocukken haritada gösteremeyecekleri ve hatta telaffuz dahi edemeyecekleri bir şehirde top peşinde koşup bol bol gol atıyorlar ve mütamadiyen birbirlerine sarılarak bunu kutluyorlar. Hayat çok garip sahiden!
Cangele 2012′ye dek Kayserispor’da. Şimdi yaşı 25. 3 yıl sonrasını düşünün 28. Bir futbolcunun en olgun olduğu yıllar. Kayseri’den büyüklere gidebilir mi peki? Neden olmasın! 28 yaş, Cangele gibi sinirleri gergin, hoş tutulması gereken futbolcular için çok kritik bir nokta. Bu saatten sonra insanı vezir de edebilir, rezil de ama vezir etme ihtimali daha yüksektir bana sorarsanız. İlgilenenler için Cangele’nin menajerlik işlerini yürüten şirket Proeleven! Komisyonumu isterim!
İşte bir futbolcunun hayat hikayesi de böyle. Arjantin U-21 takımında 6 kez forma giyen ve 2003 Dünya Gençler Şampiyonası’na katılan Cangele, o günden sonra ilerleme kaydedemedi ve Arjantin’de ümit milli olmuş bir futbolcu olarak hayatına devam etti. 28 Kasım 2003′te bu turnuva dahilinde İspanya’nın karşısına 11′de çıkan Cangele’nin takım arkadaşları Mascherano, Pablo Zabaleta, F. Cavenaghi ve Jose Sosa’ydı. Yedeklerde oturan tanıdık bir diğer sima, Galatasaray’a gelip et mi, balık mı belli olmadan giden Marcelo Carrusca idi. Iniesta’lı İspanya o gün Cangele ve arkadaşlarını durduramamıştı fakat hayat, Cangele ve Carrusca gibi kimi futbolcuları durduramasa da yavaşlatmayı başardı. Keza o günlerde yedek oturmaktan çürümeye yüz tutmuş C. Tevez’e de yürü ya kulum dedi!
çok güzel bi yazı.tşkler